Uluslararası Bilimsel Çevre Dergimiz JENAS’ın Güz Sayısı Yayınlandı

Derneğimizin de paydaşları arasında bulunduğu ICAM Publishing yayın organlarından, Uluslararası Bilimsel Çevre Dergisi JENAS’ın  (Journal of Environmental and Natural Studies) GÜZ sayısı yayınlandı.

Derginin bu sayısında, Fatsa’daki Altıntepe Bölgesi Siyanürlü Altin madeni faaliyetiyle ilgili ikinci makale yayınlanmış oldu.

Alan genişletme CED süreciyle ilgili ekonomik, fiziksel sosyal durum ve gelişmeleri, bilimsel formatta değerlendiren makale Ordu Üniversitesi, Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi, Prof.Dr. Mehmet AYDIN tarafından yayınlandı.

Prof.Dr. Mehmet AYDIN, makalesinde, Fatsa’daki siyanürlü altın madeni işletmesinin, eksi dışsallıklarını, deşarjlarının kimyasal analizlerini, Fatsa ve bölge halkının olaya yaklaşımlarını ekonomik sosyal açıdan ele aldı.

Dergimizin bu sayısını aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz:

TÜBİTAK ULAKBİM DERGİPARK ADRESİ:

https://dergipark.org.tr/en/pub/jenas/issue/57250

JENAS | Journal of Environmental and Natural Studies Dergi Adresi:

Volume: 2, Issue 2

Fatsa’da Maden İşletmesinin Genişleme Girişimine Karşı Ortak Eylem Paneli

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Fatsa Şubesi başta olmak üzere, Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği, Ekolojik Yaşam Derneği, Ordu Çevre Derneği, Kayaköy Kültür Çevre ve Yardımlaşma Derneği, Derelerin Kardeşliği Platformu Fatsa Yürütmesi paydaşlıklarıyla organize edilen maden işletmesinin genişletilmesi teşebbüsüne karşı organize edilen panel Fatsa Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Saat 2 de Kültür Sarayı’nda başlayan paneli Fatsa Ticaret Odası, Esnaf Odası, Fatsa ve Ünye Siyasal Parti temsilcileri, STK temsilcileri başta olmak üzere yoğun bir katılımcı kitlesi takip etti.

Panel Koordinatörü, ADD Fatsa Şube Başkanı Av. Nur Hilal GÜNDÜZ

Panel Moderasyonunu yürüten ADD Fatsa Şube Başkanı Av. Nur Hilal GÜNDÜZ ün açılış konuşmasıyla başlayan panel, İşletme Mühendisi Çağdaş ÇELEBİ‘nin Fatsa Altın Madenciliği Faaliyetinin Alternatif Maliyetleri Karşısında Ekonomikliğini ele alan ve Maden İşletmesinin orta ve uzun vadeli ekolojik kayıpları ve tarım ve hayvancılığa yönelik kayıpları karşılaştırıldığında ortaya çıkan üzücü tabloya vurgu yaptı.

KADOÇED Genel Başkanı ve Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi, Dr. Ahmet FİDAN da, Dünyada ve Türkiye’de Madencilik Faaliyetlerine ilişkin veriler ile Fatsa Altıntepe Maden Ocağının Çevresel Etki Durum Değerlendirmesiyle ilgili  Çevre Araştırmaları Çalışma Grubu olarak hazırlamış oldukları raporu sundu Okumaya devam et

Atatürkçü Düşünce Derneği Fatsa Şubesi Altıntepe’deki Madencilik Faaliyetleriyle İlgili Toplantı Düzenledi

FATSA ADD Maden İşletmesi Kapasite Artım Süreciyle İlgili Dernek Merkezinde Toplantı Düzenledi.

En son, 30 Mayıs 2019 tarihinde Altıntepe Maden işletmesi II. Etap Kapasite Artımı ÇED Raporu Bilgilendirme toplantısı düzenlemiş ve bu bilgilendirme toplantısı katılımcılarca yetersiz bulunmuş, toplantıda gergin anlar yaşanıp toplantı sürecinde Maden İşletmesini savunan kişilerce tatsız ve hakaretamiz sözler söylenmişti.

Bunun üzerine Atatürkçü Düşünce Derneği  12/06/2019 tarihinde (dün) işletmenin kapasite artışı ve II. ÇED RAPORU süreci konusunda toplantı düzenledi.

Minik bir çalıştay ortamında geçen toplantıda, Başta Atatürkçü Düşünce Derneği Fatsa Şube Başkanı Av. Hilal Nur GÜNDÜZ ve yönetimi olmak üzere, Karadeniz Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet FİDAN, Osman GÜVENALP, Fatsa-Ünye Doğa Koruma Platformu başta olmak üzere, bölge halkından Cevat ATAR ve Eren ATASOY gibi cevreci aktivistler katıldı.

Toplantıda, ADD Fatsa Şube Başkanı Av. Hilal Nur GÜNDÜZ, süreçle ilgili başkaca çalışmaların yapılaması gerektiğini, bu konuda Fatsa’da bir panel ve bölge halkına ilişkin uzun dönemli sorunlarla ilgili konuların anlatılacağı bilgilendirme toplantılarının yapılmasının önemli olduğunu vurguladı.

KADOÇED Yönetim Kurulu Üyesi bölge halkından Osman GÜVENALP ise, kırım ve kazım esnasında serbest kalan kırma patlatma sürecinde çevreye zararlı Radon gazı ve derinlerde bulunan ve kazım ve liçleme sırasında serbest kalan radyoaktif elementlerin zararlarının siyanürden bile daha tehlikeli olacağını söyledi. Okumaya devam et